Türkiyede islamı öğretecek kadro çok yetersiz
Ne yazıkki ülkemizde ehli sünnet vel cemaati dosdoğru şekilde öğretebilecek kadro çok ama çok yetersiz. Evet namaz kıldıracak imamlarımız var çok şükür. ezanları okuyan müezzinlerimiz de var. Fakat ehli sünneti tüm incelikleri ile anlatacak ve bunun bilincinde olan kadro yok.
Biz sadece varlığını biliyoruz ama ne oldugunu tam kavrayabilmiş değiliz. Hayatımızda yaşantımızda ne yazık ki yok. Var amaa yaşayamıyoruz. Çünkü yaşayabileceğimiz kadarı ile bile öğretilmedik. Bize kimse öğretmedi.
Eğitim sistemimiz de kesinlikle öğretmeye uygun değil. İlkokuldan itibaren öğretilenlere hepimiz şahidiz. Tam tersine öcü olarak gösterildi. Tehlikeli olarak zihinlerimize kazındı. Gericilik yobazlık olarak tarif ettiler. İtibar görmeyen, değersizmiş gibi gösterilen islami ilimleri kim neden itibar edebilirdi ki....
Tıpkı osmanlıcanın akibeti gibi.. Nasıl ki osmanlıca bir an kaldırılıp yasaklanıp hayatımızdan çıkartıldı ise, islamda da kaldırıldı. Zaten islamı tamamen söküp atabilmek için osmanlıcayı da kaldırmadılar mıydı?
Bugün osmanlıcayı öğretecek ne kadar kadro var ki? Peki ya islamı öğretecek kadro?
Evet yok...
İlahiyat fakulteleri mi dediniz? Oralar bize islamda nasıl fitne çıkartılırı öğrettiler. Ehli sünnet sadece bir seçenek olarak vurgulandı. Halbuki hayatımızın ta kendisi olmalıydı.. Yüzlerce mezhep inanç içinden sadece bir seçenekmiş gibi.. Yüzlerce din içinden islamın da sadece bir tercih oldugunu vurgulamaları gibi..
Uzaklaşmamız isteniyordu. Dokunmamız istenmiyordu. Madem o kadar tehlikeli neden uzaklaştırsınlar ki.. Tam tersine salsınlar islam çayırınaa gerici kalalım yobaz kalalım. Ama mesele o değil ki.. Bizim kurtuluşa ereceğimiz tek kapımız islam olması. İslamsız hiç olmamız.. O yüzden uzaklaştırıldık. Ve onu öğretecek kadrolarımız da yetişmedi.
Toplum olarak sadece islamın varlığından haberdarız. Güzellikleri, detayları, incelikleri, ucsuz bucaksız ilim kaynağından habersiziz.. İslamsız islamla yaşamaya çalışıyoruz.
Hali ile boşalan meydana fitneci kadrolarla doldurdular. Onlara nasıl fitne çıkaracaklarını bu islam diye öğrettiler. Ve büyük bir aşk ile fitne çıkarmaya başladılar. Kimisi ayetleri inkar etti, kimisi hadisleri, kimisi ashabı inkar etti.. Kimisi geçmişimizi inkar etti..
Hepsinin temelinde kuran ve sünnetten uzaklaştırmak vardı. Bunu yaptılar.
Osmanlıca 1928 de rafa kaldırıldı.. Ancak islami eğitimlerin merkezi olan medreselerimiz 1924 yılında kapatıldı. Bu tarihi acı bir gerçeğimizdir. Belki o müderrislerden bir kaçı kendi çabaları ile ilimlerini sonraki nesilleri aktarmayı başardı.. İştee...
Ülkemizdeki devlet eli ile öğretici kadro sadece islam diye birşeyin varlığını anlatabiliyor. Henüz hayatımızın içine yerleştirebilmiş değiliz. Toplum islam ile tanışabilmiş değil. Yeniden, ecdadımızı viyana kapılarına getiren o yüce dinimiz ile tanışabilmek ümidi ile..
Bildiğinizden ibaret sanmayın islamı.. Engin bir deniz. Uçsuz bucaksız bir derya..
Gördükçe yaşadıkca insanın ufku genişliyor..
Biz sadece varlığını biliyoruz ama ne oldugunu tam kavrayabilmiş değiliz. Hayatımızda yaşantımızda ne yazık ki yok. Var amaa yaşayamıyoruz. Çünkü yaşayabileceğimiz kadarı ile bile öğretilmedik. Bize kimse öğretmedi.
Eğitim sistemimiz de kesinlikle öğretmeye uygun değil. İlkokuldan itibaren öğretilenlere hepimiz şahidiz. Tam tersine öcü olarak gösterildi. Tehlikeli olarak zihinlerimize kazındı. Gericilik yobazlık olarak tarif ettiler. İtibar görmeyen, değersizmiş gibi gösterilen islami ilimleri kim neden itibar edebilirdi ki....
Tıpkı osmanlıcanın akibeti gibi.. Nasıl ki osmanlıca bir an kaldırılıp yasaklanıp hayatımızdan çıkartıldı ise, islamda da kaldırıldı. Zaten islamı tamamen söküp atabilmek için osmanlıcayı da kaldırmadılar mıydı?
Bugün osmanlıcayı öğretecek ne kadar kadro var ki? Peki ya islamı öğretecek kadro?
Evet yok...
İlahiyat fakulteleri mi dediniz? Oralar bize islamda nasıl fitne çıkartılırı öğrettiler. Ehli sünnet sadece bir seçenek olarak vurgulandı. Halbuki hayatımızın ta kendisi olmalıydı.. Yüzlerce mezhep inanç içinden sadece bir seçenekmiş gibi.. Yüzlerce din içinden islamın da sadece bir tercih oldugunu vurgulamaları gibi..
Uzaklaşmamız isteniyordu. Dokunmamız istenmiyordu. Madem o kadar tehlikeli neden uzaklaştırsınlar ki.. Tam tersine salsınlar islam çayırınaa gerici kalalım yobaz kalalım. Ama mesele o değil ki.. Bizim kurtuluşa ereceğimiz tek kapımız islam olması. İslamsız hiç olmamız.. O yüzden uzaklaştırıldık. Ve onu öğretecek kadrolarımız da yetişmedi.
Toplum olarak sadece islamın varlığından haberdarız. Güzellikleri, detayları, incelikleri, ucsuz bucaksız ilim kaynağından habersiziz.. İslamsız islamla yaşamaya çalışıyoruz.
Hali ile boşalan meydana fitneci kadrolarla doldurdular. Onlara nasıl fitne çıkaracaklarını bu islam diye öğrettiler. Ve büyük bir aşk ile fitne çıkarmaya başladılar. Kimisi ayetleri inkar etti, kimisi hadisleri, kimisi ashabı inkar etti.. Kimisi geçmişimizi inkar etti..
Hepsinin temelinde kuran ve sünnetten uzaklaştırmak vardı. Bunu yaptılar.
Osmanlıca 1928 de rafa kaldırıldı.. Ancak islami eğitimlerin merkezi olan medreselerimiz 1924 yılında kapatıldı. Bu tarihi acı bir gerçeğimizdir. Belki o müderrislerden bir kaçı kendi çabaları ile ilimlerini sonraki nesilleri aktarmayı başardı.. İştee...
Ülkemizdeki devlet eli ile öğretici kadro sadece islam diye birşeyin varlığını anlatabiliyor. Henüz hayatımızın içine yerleştirebilmiş değiliz. Toplum islam ile tanışabilmiş değil. Yeniden, ecdadımızı viyana kapılarına getiren o yüce dinimiz ile tanışabilmek ümidi ile..
Bildiğinizden ibaret sanmayın islamı.. Engin bir deniz. Uçsuz bucaksız bir derya..
Gördükçe yaşadıkca insanın ufku genişliyor..
Konular
- Teoride herşey çok güzel de
- Beklemek ile ekmek arasındaki fark
- Ebced Hesabı
- Anne-babanın akıl ve fikrinin çocuğa yansıması
- Eşimin akıl ve fikir değerleri kaç olmalı
- Sülalenin aklını fikrini çıkardığınızda şok olacaksınız
- Ebced hesaplarken osmanlıca mı arapça mı olmalı
- Akıl fikir değerleri ve algı frekansı
- Hayat felsefemiz inanç ve önceliklerimiz
- Onlar sadece sistemi kurguluyorlar
- Osmanlı dönemi bilinçli imla terörü
- Televizyon izleme alışkanlığı ve zihin kalesi
- Zihinsel kopyalama ve düşünce aktarımı
- MBTI Kişilik Testleri ne kadar doğru?
- Firaset ve basiret'e farklı bir bakış açısı
- Ücretsiz İngilizce Kitap Siteleri
- 3d yazıcı üretiyordu, dini ahkamcı oluverdi
- Sadece iyi niyet samimiyet yetmez.. Cehaleti yenmelisin!
- Türkçe imla kuralları yeniden inşa edilmeli
- Facebook bilgi güvenliği paradoksu
- Türkiyede medyanın el değiştirmesi
- Çift dilli Türk-Osmanlı coğrafyası
- En iyi dil öğrenme programları
- Beni neden kimse anlamıyor? Ne yapmalıyım?
- Bilgisayarlar masadan kalktı kalakacak derken
- E-Ticaret siteleri bilginizi satıyor mu?
- Kuran bilime uymak zorunda mı?
- Gerçekte bilim nedir? Bilime farklı bir bakış açısı..
- Çağrışımların önemi ve etkin kullanımı
- Herkese bir yazar ve bir konu